Savcılar: Devletin koruyucuları

Savcı Mehmet Emin Kiraz keşke ölmeseydi. Onu hem siyasi hem fiziki olarak kimin öldürdüğü de ortada. Ama sakın ola ki “Katilini bulacaktı, yargılayacaktı” yalanıyla karşımıza çıkmayın.
Gezi’de katledilen Abdocan’ın abisi olarak Gezi’yi desteklediğini söyleyen ve bu karikatürü paylaşanlara sesleniyorum. Şair bu karikatürde “Berkinin katilinin yakalanmasına az kaldı onun için katledildi” yalanını söylüyor ve çoğu kişi bunu paylaşıyor.

Adaletin önündeki engel: Savcılar

Savcı denen devletin koruyucusuyla ilk defa kardeşim katledildikten birkaç gün sonra tanıştım. Karşılaşma uzun sürmedi, beni odadan kovdu. Bu olayın ertesi günü Balıkesir’de, ortadaki onca delile rağmen, katil Ahmet Kuş’un suçunu ispatlamamıza rağmen, savcı tutuklama talep dahi etmedi.

Kardeşim katledileli neredeyse 4 ay olacaktı, savcıdan tek adım yoktu katili bulmak için. Ne zaman ki biz avukatlarımızla sorun yaşayıp avukat değişikliğine gittik ve dosya elimize geçti, sadece bir hafta sürdü katilin adına kadar ulaşmamız.

Tüm delilleri toparlayıp savcıya sunduk. Savcının görevini biz yapmıştık. (Bunu Gezite için yazmıştım, katile nasıl ulaştık okuyun: Abdullah Cömert’in katili nasıl bulundu?)

Her gün odasını işgal ettik, “Katil ortada, neden iddianameyi tamamlayıp tutuklamıyorsun?” diye soruyorduk, ek deliller getiriyorduk. Buna rağmen iddianame bir türlü tamamlanmıyordu.

Kardeşimin katledilişinin üzerinden 8 ay geçmişti ki iddianame bitti, ama başsavcı bir türlü kabul etmiyordu. İddianameyi geri gönderdi.

Nihayet 10, evet kardeşim katledildikten 10 ay sonra iddianame bitmişti, ama katil tutuksuz yargılanacaktı. Ki hâlâ tutuksuz yargılanıyor.

Şimdi sorarım size: Gezi davalarına bakan savcı ve hakimlerin hepsinin özel seçilmediğini söyleyebilir misiniz?

Katilleri akladılar, bize saldırdılar

Ethem’in duruşmalarında uyuyan savcıyı unuttunuz mu? Bizim davanın Balıkesir’deki ilk savcısı da uyumadı mı? Mehmet Ayvalıtaş’ın katiline “oğlum” diye hitap eden hâkimi, Ethem’in katiline 4 yıl ceza veren mahkeme heyetini, Ali İsmail’in katillerini salan mahkeme heyetini ne çabuk unuttunuz?

Gezi davalarına bakan savcı ve hâkimlerin gerçekten adil olduğuna nasıl inanabiliyorsunuz?

Ben kaç tane duruşmaya girdim, kaç defa hâkimin önünde polis tarafından darp edildik, davalarımız sürüldü?

Adalet talebiyle çıkıyoruz karşılarına, başka bir talebimiz yok, çocuklarımızın katillerini bütün diğer çocukların güvenliği için cezalandırın talebi var sadece, ama onların tutumu hiç değişmedi, katilleri akladılar, bizi sürdüler, darp edilmemize göz yumdular ve daha neler.

Son beyanımda mahkeme heyetine, “Annem buraya ÖLÜMÜ göze alarak geliyor!” dedim, ölümü. En son, mahkemedeki yoldaşlarının önünde yere yığılmıştı. Tansiyonu 21’e kadar çıktı. Bunun ne anlama geldiğini bilmeyenler bir sorsun. Doktor “Şu an önümüzde felç geçirebilir,” diyordu. Felçten bahsediyoruz!

Taş olsa Annemin çektiklerini görse çatlardı, ama karşımızda insan evlatları yoktu, emir almış robotlar vardı.

Bizi daha fazla üzmeyin

Elbette keşke savcı ölmeseydi. Keşke hukuk, yapması gereken şeyi yapıp katilleri ortaya çıkarsaydı da üç insan bugün aramızda olsaydı. Keşke egemen siyasi irade onları öldürmeyi değil de hukuku işletmeyi seçseydi.

Bedeninden 10 kurşun çıkan savcıyı hem siyasi olarak hem fiziki olarak kimin öldürdüğü ortada değil mi?

Keşke ölmeseydi. Ama sakın ola ki “Katilini bulacaktı, yargılayacaktı” yalanıyla karşımıza çıkmayın.

Her şey ortadadır ve nettir. Çocuklarını Gezi’de ve Gezi’nin hesabının sorulması uğruna kaybedenleri daha fazla üzmeyin.yazisonuikonu
Abdullah Cömert’in abisi Zafer Cömert’in yazısı 4 NİSAN 2015 ZAFER CÖMERT

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir